
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 885 , Yorum : 339
Bir avcı diğerine sordu:
-Köpeğinizi satın almak istiyorum, ama sadık mıdır?
-Hem de fazlasıyla sadık. Size bu konuda yüzde yüz garanti verebilirim.
-Nasıl bu konuda emin olabilirsiniz?
ormanın birinde ayının biri ava çıkmış karnı çok aç ormanda yiyecek hiçbirşey yok derken birkaç metre ötesinde beyaz renkli bir tavşan var gidip onu gırtlağından tutmuş tam öldürücü darbeyi vuracakken bir iyilik meleği çıkagelmiş ve ayıyla tavşana seslenerek
-boşuna kavga etmeyin niye bu düşmanlık gelin size 3 dilek hakkı tanıyacağım dileyin ne dilerseniz demiş
tavşan
-ben bir tane motosiklet istiyorum demiş
ayı
Fare bir peynir kokusu duyup, kafasini disari uzatmisti. Fakat bunun kedinin bir tuzagi olabilecegini dusunup disari cikmadi. Bekledi ve biraz sonra "miav" diye bir ses duydu. Ertesi gun de peynir kokusunu aldi ve "miav" sesini duydu, yerinden cikmadi. Sonraki gun "havhav" diye bir ses duydu ve kedinin ortalarda olmadigini anlayarak disari cikti.
Genç ve güzel bir kadın trende kucağındaki büyük bir köpekle seyahat ediyordu. karşı tarafta oturan bir genç köpeğe pek ısınamadı
-"hanımefendi," dedi. "lütfen köpeğinize dikkat edin. şu anda kocaman bir pirenin vücudumda dolaştığını hissediyorum."
genç kadın gülümseyerek köpeğini okşadı.
-"aman kıpırdama cano," dedi. "yanımızdaki bayda pire varmış, üzerine sıçrayabilir."
cano
Çiftçi tavuklari için hiç yorulmayan bir horoz almak için pazara gider. Pazarci : istediginiz herseyi bu horoz yapar, diye azgin mi azgin bir horoz satar bizim çiftçiye. Adam çiftlige döner ve horozu kümese koyar koymaz tüyler uçusur, gidaklama sesleri, feryat figan, çiftçi çok memnundur. Ama horoz cok azgindir, sadece kumesi
Tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalında asili bir geyik budu görür. Açtır ama şüphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak. Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi... Tilkiye
Esekler köydeki semerciden çok sikayetçilermis. Semerci hiç iyi semer yapamiyormus. Eseklerin sirtlari kanli yaralarla doluymus. Esekler toplanip yeni bir semercinin gelmesi için dua etmisler. Hikaye bu ya dualari da kabul olunmus ve gerçekten köye yeni bir semerci gelmis. Ne var ki bu semerci de esekleri rahatlatacak semerler yapamiyormus, yaralar azalacakken
Yazin sicak,guzel gunlerinden bi gun yine bizim karinca serin sulara girip rahatlayip eglenmek yerine yine calismaktadir. Agustos bocegi ise evinin arka bahcesindeki havuzda guzel kizlarla birlikte eglenmektedir.Karinca bunu her gordugunde ise icin icin kiskanmakta ama -"Sen asil kisin gorecen" diyerek kendini avutmaktadir.Derken tum yaz boyle gecer ve yavas yavas sonbahar
Çok güçlü, damizlik bir boga köyündeki tüm ineklerle çiftlesmis. Inekler yetmeyince diger hayvanlara ve hatta köyün kadinlarina yan gözle bakmaya baslamis. Bu durumdan rahatsiz olan köy ahalisi ne yapsak diye düsünmeye baslamis. Köy ihtiyarheyeti toplanmis ve ünü tüm ülkeye yayilan bogayi devlet üretme çiftligine satmaya karar vermis. Bakicilari devlet üretme
Bizim koylu Ahmet esegini satmaya karar vermis. Kiymeti tas catlasa 50 milyon lira eden esek icin pazarlik payini da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymus. Komsu koyden acilen esege ihtiyaci olan Mehmet 100 milyon odeyip almaya razi olmus. Koylu Ahmet esegini satmis ama aksam da uykusu kacmis. Dusunup durmus, -
Tilki ormanda nefes nefese koşuyormuş. Karşısına çıkan kaplumbağa: — Tilki kardeş ne bu telaş? — Ormana maliyeciler gelmiş. Şimdi bir bakarlar bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, dünyanın vergisini yazarlar... Bunu duyan kaplumbağa telaşla yürümeye başlamış. Onu telaşlı gören leylek: — Hayrola kaplumbağa kardeş ne bu telaş? — Maliyeciler ormanda. Bende ev, hanımda ev, çocuklarda
Fare deliğinden peynir kokusunu alır ama kafasını dışarı uzatmaya çekinir. Çünki kedinin bir tuzağı olabileceğini düşünür. Sabırla bekler ve biraz sonra “miav” diye bir ses duyar. Derince bir nefes çeker; - Çok şükür!! Bu bir tuzak!! Ertesi gun de peynir kokusunu alır ve “miav” sesini duyar, yerinden çıkmaz. Sonraki gün “havhav” diye
Yaşlı bir amca, eşeğinin üzerinde karayolunda seyretmektedir. Bunu gören trafik polisleri, amcaya takılmak isterler ve durdururlar. Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri.) Amca: Dakmam be iste! Polis: Eee.. bak gördün mu, şimdi ceza keseceyik. Amca: Kes bakalım ne keseceysan da gidecem,
Şapka satarak geçinen bir adamın yolu bir gün bir ormana düşmüş... bir süre yürüdükten sonra sıcaktan ve yorgunluktan bunalmış, bir ağacın altına oturmuş. Şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş ve uykuya dalmış... Bir kaç saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmış.. bir de bakmış ki yanındaki sepet bomboş,
Hayvanat bahçesinde duran yaşlı bir aslanla, özgür olan genç bir aslan arkadaş olmuşlar. Genç aslan: - Artık yiyecek peşinden koşmak istemiyorum, diyerek hayvanat bahçesindeki yaşlı aslandan, kendisini de hayvanat bahçesine aldırmasını istemiş. Birkaç gün sonra, genç aslan da hayvanat bahçesine kabul edilmiş. İlk gün yemekte, yaşlı aslana et, genç olana muz