
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 885 , Yorum : 372
Öğretmen;Sosyal bilgiler dersinde çocuklara bir ödev verir, -Herkes ailesine sorup demokrasinin tanımını özet halinde çıkaracak ve ezberleyecek -Çocuk;Eve gelir Babasına sorar, -Baba Demokrasi nedir? -Babası yanıtlar, -Önce bilmen gereken terimler var.Bak şimdi. Ben bu eve para getiriyorum ben LİBERAL sınıfıyım.Hizmetçimiz bizim rahatımız için çalışıyor ayrıca geçimini sağlıyor,o işçi SINIFI,annen DEVLET bütün içişlerinden o sorumlu,sen HALKSIN hepimiz
Yıl 2050. AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer: -Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye alacak mıyız? AB Başkanı: -Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkçe'yi yasaklıyorum. -Efendim onu 5 sene önce yaptılar. Hatırlamıyor musunuz? -O zaman söyle, kokoreç yasaklansın. -Aman efendim, onu yemeyi 2005'te bıraktılar. -Ya ne
Papaz ,iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş . - ''Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?'' Zangoçta derin bir sessizlik...İyice köpürmüş - Papaz: ''Sana soruyorum be adam!Duymuyormusun beni? -''Hayır burdan hiçbir şey duyulmuyor efendim'' - "Olacak şey mi! İki adım öteden beni duymuyorsun ..'' Zangoç bıyık altından gülmüş, - ''
12 yaşındaki çocuk bir kadına tecavüz etmekten yargılanmaktadır. Tesadüf bu ya çocuğun avukatı da bir kadın. Kadın avukat mahkemede olayın imkansızlığını kanıtlamak için çocuğun pipisini çıkartıp mahkeme heyetine doğru sallar: "Sayın hakim bu kadarcık pipiyle tecavüz edilir mi hiç? Akıl var nizam var!" O sırada çocuk avukatın kulağına eğilir: "Avukat
Sakıp Sabancı'ya bir gün demişler ki: - "Ağa bu dünyada her şey güllük gülistanlık nereye baksak her tarafta senin şirketlerini ve fabrikalarını görüyoruz (MarSA,YünSa,LasSA,ToyotaSA)" - "Burada işin iş. Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?" Sakıp Ağa gülerek cevap vermiş: - "Öte yanda da işimizi sağlama
Yıllar önce generallerin ülkemizi yönetmeye özendikleri bir dönemde öğrenci, yazar evleri aranmaktadır. Beş öğrencinin birlikte kaldığı eve ani baskın düzenler kolluk kuvvetleri, başlarlar arama yapmaya, kayda değer hiçbirşey bulamayınca, beşinci öğrencinin çalışma masasının üst duvarında bulunan Lenin posterine gözü takılır kolluk kuvvetlerinden komiserin sorar öğrenciye; -kim ulan bu! izinsiz arama yapıldığına bozulan
Kavga eden iki arkadaştan birisi diğerine; "Sen beş para etmez adamın birisin," deyince diğeri alaycı bir gülümseme ile; "Öyleyse ispat etde görelim." dedi.Hemen bir taksi çağıran adam, taksiciye; "Söyle bakalım!" dedi. "Beni Yenişehir'e kaça götürürsün?" Taksici; "İki Milyon" dedi.Adam; "Peki arkadaşımla birlikte kaça olur?" Taksici, "Değişmez." diye cevap verince; "Gördün mü?" dedi
Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar: "İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?" Papaz cevap verir: "Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur." Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır.
Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi. - "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis. Ingiliz'e sormus - "Titanik kaç yilinda batti?" Ingiliz hemen cevap vermis - "1912 ? diye. Hitler göndermis Ilgiliz'i. Fransiz'a sormus bu kez: - "Titanik'te kaç kisi öldü?" Fransiz cevap vermis - "1050 ?.
Siyasal gerginliğin dışında, iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulaştığı bir dönem de, bir Türk gurbetçisinin evi: Küçük oğlan, akşam üstü okuldan gelmiş... Kapıdan girer girmez: -Anne! diye seslenmiş, "Ben Alman oldum!" Annesi: -O nasıl söz? Sakın bir daha tekrarlama! -Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar
Adamın biri sabah saat 10'a doğru bir elinde, içinde inek pisliği olan bir tenekeyle kafeye gelmiş, - "Bana bir çay.." diye seslenmiş, - "Şimdi geliyor efendim.." demiş garson ve çayı getirmiş.. Çayı bir yudumda içmiş adam, almış eline pislik dolu tenekeyi başlamış kafenin her tarafına serpmeye ve çekmiş gitmiş.. Ertesi sabah yaklaşık
Devrin valisi emrindeki yöneticiler ile atının üstünde şatafat içinde girer şehre... Yol kenarlarında insanlar iki büklüm el pençe divan selamlarlar Vali'yi... Bütün bu şatafatlı itaat gösterileri arasında valinin gözleri, bir sokağın köşesinde yere çökmüş olan ve etrafındaki hiçbir şey ile ilgilenmeyen bir adama takılır... Perişan kılıklı, saçı sakalına karışmış bu adamın
Orta yaşlı çift, ergenlik çağındaki tek varlıkları oğullarının bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmasını çok önemsemektedir. Ölçüp biçilerek yerine getirilen davranışlar, bilimsel ve eğitici yayınlarla desteklenir, karşılaştırılır. Çokbilmiş baba, oğlunun ilerde ne olacağını anlamayı da çok istemektedir, ona bir test yapmaya karar verir. Mutfak masanın üstüne 20.000.000 TL, dini bir
Adamın birinin bir papağanı varmış.Papağan devamlı televizyon seyrediyormuş.Adamda işten eve evden işe giden bir kişiymiş.Bir gün adam papağanını kafesiyle birlikte balkona bırakmış ve işe gitmiş... Bir saat sonra sokaktan polis aracı geçerken papağan bağırmaya başlamış. KAHROLSUN PARALI EĞİTİM KAHROLSUN POLİS V.S. Ekip aracı hemen durup sesin geldiği yere ateş etmeye
Baskan Temel,bir hapishaneyi ziyaret etmis.Bir tanesi disinda tüm mahkumlar suçsuz olduklarini, haksizliga ugrayip hapse düstüklerini anlatiyormus.O tek mahkum seytana uyup bir suç isledigini, cezasini hak ettigini söyleyince Temel hapishane yöneticilerine dönerek;
-Ha pu atamu serbest birakun, öteçi masum insanlarin ahlakini bozmasun!
petek